BİLİM TEKNOLOJİ

ZAMAN İÇİNDE İNSANIN KISA ÖZETİ

6,5-7 Milyon yıl önceleri gerçekleştirmeye başladığı evrim sonucu insanın, ilk “insansı” aşamalardan başlayarak gerçek anlamda “insan” durumuna gelmesi uzun bir zaman sürecinin ürünüdür. Doğadaki tüm canlılar içinde kendi evrimine bizzat kendi çabalarıyla katkıda bulunan ve hatta yönlendiren tek örnek insandır. Ayrıca, insanın bugünkü bedensel durumu evrimsel anlamda son aşama da değildir.

Günümüzde, bitkiler dışında, dünyada yaşamakta olan büyüklü küçüklü bir milyonu aşkın canlı türü içinde yalnızca tek bir memeli türü devamlı olarak iki ayağı üzerinde hareket etmekte, aynı ortamı paylaştığı diğer tüm canlılarla olan ilişkileri çerçevesinde yaşamını devam ettirebilmek için araç-gereç oluşturmakta, neden-sonuç ilişkileri çerçevesinde düşünebildiği ve buna ilave olarak düşüncelerini soyut düzeye taşıyabildiği için simgelerle dolu bir yaşam sürdürmekte, üstelik konuşmak suretiyle hemcinsleriyle de anlaşmaktadır. Dünyada eşi benzeri olmayan bu canlıya “insan” denir. devamı--->


SALYANGOZ

Helicidae familyasına giren karındanbacaklıların ortak adı.
Salyangozgiller adını verebileceğimiz Helicidae familyasının büyük bir olasılıkla binlerce türü vardır; ne var ki bu türlerin üyeleri birbirlerine çok benzediklerinden hepsine birden “salyangoz” denebilir. Kavkılarının temel özellikler; sargıların çap büyüklüklerinin hızla artması; kavkı tepesinin sağ, göbeğinin sol çenette bulunması. Salyangoz bu kavkı içinde kış uykusuna yatar; birçok zarla salya çıkarır ve kuruyunca sertleşen bu aracılığıyla deliğin ağzını tıkar. devamı--->


SEÇENEK BOLLUĞU MUTSUZLUK NEDENİ

GELİŞMİŞ TOPLUMLARIN KARABASANI

İnsanlara seçme şansı tanındığı zaman, mantıksal olarak, kendilerini en fazla mutlu edecek seçeneğe yönelecekleri varsayılır. Oysa gerçekte öyle olmuyor; çok sayıda seçenek insanları mutsuz ediyor. ABD’de gayri safi milli hasıla son 30 yılda ikiye katlandığı halde, kendini “çok mutlu” olarak tanımlayan nüfusun oranı yüzde 5 azalmış. Toplum zenginleştikçe ve insanlar istediklerini özgürce yapma şansını elde ettikçe mutsuzluk artıyor.

İnsanların kendilerini mutlu hissetmelerine yol açan faktörler konusunda araştırmalar yapan Yale Üniversitesi’nden Robert E.Lane ve Hope College’dan David G. Myers  gibi bilim adamları, ABD ve diğer zengin ülkelerde seçenek sayısı arttıkça insanların kendilerini daha iyi hissetmediklerini
ortaya çıkarmış.

İnsanlar vazgeçtikleri fırsatların ardından ağıt yakarken, tercih ettikleri seçenek nedeniyle de pişmanlık duyabilirler. Swartmore College Psikoloji Bölümü’nden Sosyal Teori Profesörü
Barry Schwartz ve ekibi insanların pişmanlık konusundaki eğilimlerini ölçmek için özel bir deney gerçekleştirdi. Deneyin sonunda anlaşıldı ki pişmanlık duygusuna yatkın olan kişiler daha mutsuz, yaşamdan daha az zevk alan, daha kötümser ve daha depresif bir yapı sergiliyorlar.
Beklenildiği üzere ince eleyenlerin pişmanlık duymaya daha yatkın oldukları görüldü.
Gerçekten de gelecekte pişmanlık duyma kaygısı, insanları titizlenmeye iten temel nedenlerin başında geliyor. Bir karardan pişmanlık duymamanın tek çaresi en iyi kararı almaktır. Ne yazık ki seçenek sayısı arttıkça ve daha fazla fırsat maliyeti oluştukça, pişmanlık duyma olasılığı artar.

ALINACAK DERSLER

Ne zaman seçim yapacağınıza siz karar verin
Alınacak karar çok kritik değilse seçenekleri kısıtlayabiliriz. Sözgelimi giysi alacağımız zaman iki dükkandan fazla gezmeme kararı alın.

“Yeterince İyi” demeyi öğrenin
Hayali bir “en iyi”nin peşinde koşacağınıza, isteklerinizi temel olarak karşılayan seçenek üzerinde durun. Daha sonra bu konuyu kafanızdan silip atın.

Yitirdikleriniz sizi kaygılandırmasın
Yaptığınız seçimin pozitif yönleri üzerinde düşünmeye kendinizi alıştırın.

Beklentilerinizi kontrol edin
Mutlu olmak istiyorsanız beklentilerinizi çok yüksekte tutmayın.






anasayfa

 

 

LİNKLER