HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL
ŞİİRLERİ

 
İŞTE ÖZÜM
İŞTE SÖZÜM

mühür kazdım köylüme
yaşım oniki
elleri de harman harman köylümün
gül goncası benimki

babam arpa seçmişmiş at fışkısından
kurtarmışmış kurtuluşu
ben faşizmi tanıdım
‘41’lerde anamın arpa bazlamasından

dilekçeler yazdım yoksul halkıma
yaşım ondokuz
derdi de dağlar dağlar güzel halkımın
azrailden korkusuz

hapis yattım halkımla
yaşım yirmiüç
ah’lar ekmek olmuş of of’lar katık
bir dünya ki kapkaranlık

halay çektim düğünlerde delicoş
kafa çektim ucuz tekel şaraplarıyla
aşka düştüm silah oldum dağlarda
kıydım kendi canıma

oralardan kalkıp geldim taa buralara
fırtınanın savurduğu bir tohum gibi
tutundum kalesine bozkır ankara’sının
oldum basın işçisi

satılmak palazlanmak kolaydı ki öylesine
zordu ki öylesine direnmek kahpeliğe
eren erdi muradına kokuşmuşlukta
bizse yattık sabah akşam zeytin ekmeğe

yıllar yıllar üstüne yıkıldı geçti
ben bilemem yaşım kaç
ateşi ateşle söndürmenin aşkına düştüm
hititli kabartmalar benden daha genç

başladı mayıs yağmurları yavrum
siliyor yollardaki kan izlerini
leylaklara mor getiren bu mayıs yağmurları

bu yağmurlar hep böyledir güzelim
ayırt etmez vurulanı vuranı
susturur kaldırımda konuşan kanı
(1978)


 

GOL

Bu insanlar bütün gün boyunca
onbin onbin dalgalanıp dururlarsa kaldırımlarda
bu caddeler boş gözlerle bütün gün
bakıp bakıp dururlarsa suda yosuncana dalgalanan bu insanlara

hoşnutsak güdülmekten
hoşnutsak alınıp götürülmekten belirsizliğe
getirilip atılmaktan hoşnutsak
lağımsal bir karanlığın içine

onursa boyun kırmak el kapılarında
yaşamak sayıyorsak tekme tokat kovulmayı el kapılarından

evet evet diye evetleşmişsek
gücünü tatmamışsak hayır demenin

karaborsa vurgun talan enflasyon
bizi ilgilendirmiyorsa mutfağın yağmalanması
kanımızla oynanması bizi bağlamıyorsa
deliye hergün bayram diyorsak utanmadan

hesap sormak diye birşey yoksa eğer gündemimizde
donsuzlar dolduruyorsa futbol çayırlarını
çılgınca alkışlarımız meşin topaysa eğer
yuh çekmekse görevimiz bir çift bacağa

atarlar işte böyle bu golü patronlar
vurguncular tefeciler işbirlikçiler
helal olsun salazar’a helal olsun franko’ya
atarlar bu golü sülalemize

atarlar he vallahi
atsınlar he billahi
helal olsun atsınlar
atsınlar bu golü sülalemize

                                   (1976)    

 

KEÇİYOLU

apalaktık, topalaktık bebektik yani
biz doğmadık doğurdular biz bir yerde
emzirdiler korudular değiştirdiler
bir yerlere doğru ittiler bizi

o sığınak bitti çoktan
beşikler belekler ninniler bitti
aktarıldık sokaklara bir sabah
şımarmak bitti çoktan

acılar mı çekmedik yaşamak için
ölümler mi seçmedik daha güzel günler uğruna
hergün ölüm hergün umut hergün yoksunluk
kim yazdırdı adımızı kara tahtaya

aşımızda işimizde insanlar olduk
sürttük keçiyollarında tırnak eskittik
taşındık ana kucağından yar kucağına
özlemeyi özgürlüğü yalnızlığı tanıdık

paralarla oynadık ellerimiz kirlendi
yularlandık satıldık insan pazarlarında
tanrılarlı elçilerli düzenler kurduk
yine yalnız kaldık yine eşkıya

yakalamış burnumuzdan yaşamak adlı zorba
nere gitsek bir damla su bir sokum ekmek
kelepçeyi bileklere uyduran bizsek
kalemler de yanlış yazar yazıcılarda

Işıklarla oynamayın 1982


 

AMENNA

'Yaşayanlar bir gün ölür'
                          elbette

ağaçlarla

balıklarla

kuşlarla ben

             âmenna

'ağlayanlar bir gün güler'

                        elbette
uyanmakla

anlamakla

bilmekle ben

             âmenna

'kısa çöp uzun çöpten hakkını alır'

                      elbette

direnmekle

kurtulmakla

barışla ben

          âmenna

öyle bir yerdeyim ki

                 ne karanfil

                 ne kurbağa

öyle bir yerdeyim ki

biryanım maviyosun

           dalgalanır sularda

biryanım çocuk parkı

                 çığlıkçığlığa

öyle bir yerdeyim ki

            anam gider allah allah

            dölüm düşmüş sokağa

dostum dostum güzel dostum

bu ne beter çizgidir bu

         bu ne çıldırtan denge

yaprak döker biryanımız

bir yanımız bahar bahçe


 

KIZILIRMAK

Bir gün çıkıp geldiler
anlamsız yüzlerini ve gülüşlerini
tüketim artıklarını üretim organlarını ve eski külotlarını
çikletlerini çukulatalarını getirip bıraktılar
tiklerini mimiklerini çiğliklerini
genç kızların düşlerini getirip bıraktılar
her gün her gün yeniden getirip bıraktılar
iplerini oltalarını konserve kutularını
süttozlarını soyalarını salemlerini
kısırlıkhaplarını madalyalarını tasmalarını
bayraklarını bayrak yırtmalarını sövmelerini
anamıza bacımıza çocuğumuza
en çok önem verdiğimiz şeylerimize
üretim organlarını ve tüketim artıklarını kullanarak
tanrının ve isa' nın ve bizimkilerin izniyle - atlarını
seyislerini çombelerini  tıraşlarını ve dişlerini getirip
bıraktılar her gün her gün yeniden getirip bıraktılar
sonra güzel güzel anlaşmaları
sonra güzel güzel sözleşmeleri
sonra güzel güzel paylaşmaları
asılmışların ve asılacakların izniyle
ve durmadan durmadan baltazar bayramlarını
sonra güzel güzel savaş uçaklarını
radarları rampaları atom bombalarını
denizaltı deniz üstü bir şeylerini
bilinçaltı bilinç üstü herş eylerini
piekslerini bitekslerini bitpazarlarını
eroinlerini kokainlerini getirip bıraktılar
her gün her gün yeniden getirip bıraktılar

              ve sonra çekilip gitmediler gemilerine
              ve sonra çekilip gitmediler gemilerine
              ve sonra çekilip gitmediler gemilerine

                      ve artık o kadar çok şey getirdiler ki
                      ve artık o kadar çok şey getirdiler ki
                      ve artık o kadar çok şey getirdiler ki
                           

bağımsızlığa yer kalmadı ülkemde

                                  
(Kızılırmak şiirinden bir bölüm)



Hazırlayan : Aydın GÜVEN




anasayfa

 

 

LİNKLER