Bundan tam 4000 yıl önce yaşamış Abisimti isimli bir Sümer kraliçesinin hasta çocuğu için söylediği ninni, anne şefkatini, üzüntülerini ve bir aile mutluluğunun ne demek olduğunu gösteriyor.
Biz kadınlar hepimiz anneyiz. Çocuğumuz olsa da, olmasa da annelik Tanrı tarafından bize doğuştan verilmiş bir haslet. Bu duyguyu dişi olan hemen her canlı varlıkta görmüyor muyuz? Çocuklar da bu sevgiye doğar doğmaz muhtaçtırlar. Sevgi ve şefkat ararlar. Ana kucağı, güvenecekleri, sığınacakları yerdir. Anne, en ideal varlıktır onun için… Bu, bugün olduğu gibi binlerce yıl önce de sorunun cevabını 4000 yıl öncesinden bıraktıkları yazılı belgelerle veriyorlar. Bir çocuğun annesini nasıl idealleştirdiğini, annenin çocuğuna olan sevgi ve şefkatini, Sümer toplumunun anaya verdiği değeri, hep bu belgelerde buluyoruz. Bu belgeler Sümerlilerin icat edip geliştirdikleri, “çiviyazısı” adını verdiğimiz yazıyla yazılmış. Bu tabletler, yüzyıllar boyu toprak altında kaldıktan sonra, geçen yüzyıldan beri kazılarla gün ışığına çıkarılmış ve okunup anlaşılmaktadır. İşte bu tabletlerden dilimize çevrilmiş bir Sümer ninnisi… Ninni, bundan tam 4000 yıl önce Kral Şulgi'nin karısı Abisimti adlı Sümer kraliçesi tarafından, sağlığı bozuk olan çocuğuna söylenmiş, üzüntü ve endişelerini dile getiren bir ninnidir. Ninninin büyük bir kısmı, çocuğa hitap edilmiş, bir kısmında çocuk üçüncü şahıs olarak gösterilmiş, bir kısmında da uyku, şahıslandırılmıştır. Ninninin esas tableti, Philadelphia Üniversite Müzesi'ndedir.
Metnin kopya ediliş zamanı Eski Babil devridir.
“Ninni, ninni…
Neşe dolu şarkımla, kuvvetli olarak büyüsün o,
Neşe dolu şarkımla kocaman olsun o,
İrina ağacı gibi kökünden kuvvetli büyüsün o,
Şakir bitkisi gibi tacından geniş büyüsün o.
(uyku) O senin üzerine elini açacak,
Orada yatan seni koruyacak,
Oğlum uyku seni yeniyor,
Uyku üstüne çökmek üzere,
Gel uyku gel uyku, oğluma gel.
Oğluma çabuk gel uyku,
Onun yorgun gözlerini uyut,
Elini onun kömür gözlerinin üzerine koy,
Ağulayan diline,
Ağulamasıyla uykusunu bozdurtma.
Kucağını kaplıca ile dolduracağım,
Senin için küçük peynirleri tatlı yapacağım,
Küçük peynir insanın şifasıdır,
İnsanın şifası, beyin oğlunun şifasıdır.
Bey Şulgi'nin oğlunun şifasıdır.
Bahçenin marulu iyi sulanmıştır.
O gukkal maruludur,
Bey marulu yiyecek,
Neşeli şarkımla ona bir kadın vereceğim,
Kalbin neşesi, hasta bakıcı
Onunla muhabbet edecek,
Kalbin neşesi, dadı onu emzirecek,
Ben oğluma bir kadın alacağım,
O, ona tatlı bir oğul doğuracak,
Karısı onun ateşli kucağına yatacak,
Oğlu açılmış kollarına yatacak,
Karısı onunla mutlu olacak,
Genç karısı onun kucağında memnun olacak,
Oğlu onun tatlı dizinde kocaman olacak,
Sen ıstıraptasın,
Ben sıkıntıdayım,
Dilim tutulmuş yıldızlara bakıyorum,
Yeni ay yüzüme parlıyor,
Senin kemiklerin duvara dizilecek,
“Duvarın adamı” senin için gözyaşı dökecek,
Matem tutucular senin için arp çalacaklar,
Gekku'lar senin için yanaklarını yaralayacaklar,
Sinek senin için sakalı yolacak,
Kertenkele senin için dilini ısıracak,
Karın senin desteğin olsun,
Oğlun senin talihin olsun,
Savrulmuş arpa gelinin olsun,
Kussu Tanrıçası Aşnan senin koruyucun olsun,
Güzel sözlü bir koruyucu meleğin olsun,
Mutlu günlü bir koruyucu meleğin olsun,
Mutlu günlü bir saltanat kazanasın,
Ziyafetleri açık alınla yapasın.”
Kaynak: Muazzez İlmiye Çığ – Ortadoğu Uygarlık Mirası