Gılgameş destanının ilk olarak Babilcesi bulundu Babilliler Sumerlilerin bu kahramana ait tek tek öykülerini birleştirerek onları bir bütün haline getirmişler.
Bu arada kuşkusuz kendilerinden de eklemeler yapmışlar. Geçen yüzyıl Nineve'de bulunan Asurbanipal kütüphanesine ait bütün tabletler İngiltere'ye götürülmüştü. Bu tabletler orada okunmaya başlayınca ilk olarak 1862'de George Smith bunlar arasında Tevrat'taki Tufan öyküsü gibi bir tufan öyküsünün bulunduğunu söylüyor. Kuşkusuz bu haber özellikle dindarlar arasında büyük heyecan yarattı. Çünkü bu konunun ilk olarak Tevrat'ta yazılı olduğuna inanılıyordu.
Daha sonra bu destana ait çeşitli yüzyıllardan pek çok parça bulundu. Ayrıca bu destanın Hitit, Hurru dillerine çevirileri ele geçti. Bunlar gösteriyor ki, destan yüzyıllar boyu okunmuş. Yakındoğu ulusları tarafından alınıp işlenmiş (metin hemen hemen 3500 satır). Bu destanın bu kadar sevilmesinin neden, her çağda, her ortamdaki insanın karakterini ortaya koymasıdır.
Gılgameş sevinen, üzülen, didinen, yorulan,umutlanan,umutsuzluğa kapılan bir insandır. Sevgi sadakat, şan ve şöhrete karşı büyük istek, serüven ve araştırma merakı, ölümden korku duyguları destanın yüzlerce yıl yaşamasına, komşu ülkelerin dillerine çevrilmesine neden olmuştur.
Bu destan Babilceydi. Fakat içinde geçen adlar, özellikle Gilgameş ve tanrı adları başka dile aitti. Bu yüzden destanın bir ana kaynağı olmalıydı. Daha sonra güney Mezopotamya'da yapılan kazılarda çıkan Sümerce tabletler arasında Gılgameş'e ait destanlar ortaya çıktı. Böylece Babil destanının Sumerlilerden alındığı anlaşıldı. Sumerliler Gılgameş'e ait öyküleri ayrı ayrı yazmışlar Babilliler onları birleştirerek, biraz da kendilerinden eklemeler yaparak onlardan büyük bir destan yaratmışlardır.
Muazzez İlmiye Çığ
UYGARLIĞIN KÖKENİ SUMERLİLER -1 Kaynak Yayınları