BİLİM TEKNOLOJİ

DÜNYA NÜFUSU 6.6 MİLYAR

Son bir araştırmaya göre yeni yılın ilk gününde 6.6 milyar olduk.
Bilim adamlarına göre istatistiksel olarak dünyaya her saniye başı 2,6 kişi geliyor. Bu bir haftada 1,5 milyon, yılda ise 80 milyon kişi demek. Dünya nüfusu altı yıl içinde yedi milyarı aşacağı söyleniyor. Hesaplara göre dünya nüfusu son yüzyıl içinde neredeyse dörde katlanmış. Halihazırdaki nüfus artışının % 98' i gelişmekte olan ülkelerde yaşanıyor. Bugüne kadar dünya üzerinde neredeyse 107 milyar insan dünyaya geldi. Günümüzdeki dünya nüfusu bugüne kadar doğan tüm insanların sadece % 6 sı kadar.


 

GÜNEŞ

* Samanyolu Gökadası’nda bilinen 200 milyar yıldızdan birisidir.
* Çapı dünya çapının 110 katıdır.
* Bir metre karesi yaklaşık 600,000, adet 100 watt’lık ampule eş değerde ışık verir.
* Çevresindeki sıcak gaz halkasının sıcaklığı 1 milyon derecedir.
* Yaşının 5 milyar yıl olduğu tahmin edilmektedir.
* Dünyadan uzaklığı 149,6 milyon kilometredir.
* Yanan hidrojenin gaz halkasından uzaya fırlamasına “fışkırma” adı verilir.
Bazı fışkırmalar saniyede 2000 km hıza ulaşabilir.
* Güneşteki püskürmeler kimi zaman, radyo yayınlarını, veya göçmen kuşların uçuş düzenini bozabilir.
* Kendi ekseni etrafında bir dönüşünü 25 günde tamamlar.


 

ELEKTRİK

Alessandro Volta (1745-1827), 1800’de elektrik pilini keşfetti.
1820 ile 1850 yılları arasındaki dönem, elektrikle ilgili keşiflerin birinci dönemidir. Bu dönem içinde, Hans C.Oersted (1777-1851) 1820 yılında, bir telden geçirilen elektrik akımının, çevresinde bir manyetik alan yarattığını keşfetti. Andre-Marie Ampere (1775-1836) ise elektrik akımının kanunlarını matematiksel olarak formüle etti ve bir bilimsel disiplin olarak elektrodinamiği kurdu. Michael Faraday (1791-1867) yılında indüksiyonu keşfetti, yani hareket ettirilen mıknatıs çubuklarının elektrik akımı yarattığını gösterdi ve bu ilkeye dayanarak elektrik motorunu icat etti.
Daha sonra François Arago (1786-1853), Georg Simon Ohm (1789-1854), James Jolue, Carl F Gauss, Wilhelm E Weber (1804-1891) ve daha başka bilim adamları Faraday ve Ampere’in geliştirdiği kanunları tamamladılar.


 

ATEŞBÖCEKLERİ

Böcek türleri içinde bizi kendisine en çok çeken ve adeta büyüleyen ateşböcekleri hakkında merakınızı biraz olsun giderelim. Ateş böcekleri kendi ışığını üreten çok sayıda canlıdan sadece biridir.

Bu böceklerin nasıl ışıdığı ancak 1980’ lerde çözüme kavuşabilmiştir. Mesela son yıllarda çok moda olan ve ortadan kırıldığı zaman ışıldayan çubuklar, ateş böceklerinin ışıma teknolojisi taklit edilerek üretilmiştir.

Doğada ışık yayan tek canlı ateş böceği değildir. Kendi ışığını üreterek yayan 2000’den fazla canlı türü vardır. Bunların birçoğu okyanuslarda bulunur. Bazı kurtçuklar, salyangozlar, balıklar, deniz kestaneleri hemen sayılabilecek örneklerdendir. Işık yayan böceklerin hepsi aynı yöntemlerle ışık yayarlar.
Işık üretim biçimleri aynı olmasına karşın, ışıklarının renkleri farklı olabilir.
Mesela turuncu , yeşil ve sarı en yaygın görülen renklerdir.

Ateş böceklerinin ışığı, fotosit adı verilen bir hücredeki kimyasal hareketler sonucu oluşur. “Işık hücresi” anlamına gelen fotositin bünyesinde taşıdığı iki kimyasal; lüsiferin ve lüsiferazdır. Işık hücresine oksijen gittiğinde bu iki kimyasal baz diğer kimyasallarla birleşerek enerjisi yüksek bir maddeye dönüşürler. Bir süre sonra enerjisini kaybederek normale döndüğünde ise kaybolan enerji ışık olarak açığa çıkar. Böceklerin türüne göre bu fotositler kimi zaman baş bölgesinde, kimi zaman göğsünde ve kimi zaman da vücutta bulunur.

IŞIK, EŞ BULMAYI VE AVI KOLAYLAŞTIRIYOR 

Ateş böceklerinin ışık yakma nedeni bizimkiyle uzaktan yakından ilişkili değildir. Biz karanlıkta yolumuzu bulmak, yaptığımız işi görebilmek için yakarız ışıkları. Ateşböcekleri ise haberleşmek için. Çok sayıda ateşböceği türü birbiriyle haberleşirken farklı bir ışıma periyodu kullanır. Tıpkı deniz fenerlerinin her birinin kendine özgü bir sinyal sistemi olduğu gibi.

Yapılan araştırmalar, ateş böceklerinin ışıklarını genellikle eş bulmak için kullandıklarını göstermiştir. Bunun en geleneksel biçimi şöyle olur; Önce erkek ateş böceği dişiye bir sinyal gönderir. Dişi de tek bir ışıkla sinyali aldığını bildirir. Bazı türün dişileri en uzun ışık yakan ateş böceğini tercih ederken, bir diğerininkiler en sık ateş yakan böceği tercih edebilirler.

Bu ışıma gücünü avlanmak için tuzak olarak kullananlar da vardır. Bazı ateş böceği türündeki dişi böcekler, bir başka türün dişisini taklit eder. Erkek böcekten  gelen sinyale cevap vererek onu tuzağa düşürürler.


Kaynak : Cumhuriyet BİLİM TEKNOLOJİ - Sayı- 1014-1015-1034

Hazırlayan : Aydın GÜVEN

anasayfa

KATEGORİ

- İLETİŞİM -

 

LİNKLER


ArŞİV