MAYIS 2008 / Sayı : 8
Anasayfa Eski Sayılar Linkler Beyaz Atölye İletişim
İçindekiler

 




Linkler

TARİH


CAHİT SITKI TARANCI



 
 

Öldük, ölümden bir şeyler umarak.
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü
Nasıl hatırlamasın o türküyü,
Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,
Alıştığımız bir şeydi yaşamak.

Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok;
Yok bizi arayan, soran kimsemiz.
Öylesine karanlık ki gecemiz,
Ha olmuş ha olmamış penceremiz;
Akarsuda aksi'mizden eser yok.


1898-1956

Tankınız ne güçlü generalim,
Siler süpürür bir ormanı,
Yüz insanı ezer geçer.
Ama bir kusurcuğu var;
İster bir sürücü.

Bombardıman uzağınız ne güçlü generalim,
Fırtınadan tez gider, filden zorlu.
Ama bir kusurcuğu var;
Usta ister yapacak.

İnsan dediğin nice işler görür, generalim,
Bilir uçurmasını, öldürmesini, insan dediğin.
Ama bir kusurcuğu var;
Bilir düşünmesini de.

ERDAL ATABEK
 
‘Fikir Babası' Olmak mı?

“Fikir babası” olmak her zaman tehlikeli olmuştur.
Sokrates'in başına gelenlere bakın. Baldıran zehiri ile ölüme çarptırılmıştır.

Galile, Ptoleme astronomisini Kepler'in bilgileriyle değiştirdiği için laik bilimin “fikir babası” olarak engizisyon tarafından sorguya çekilmiş, cezalandırılmıştır.

Charles Darwin, evrim kuramının ‘fikir babası'dır. Kuramı yüzünden günümüzde bile eleştirilmektedir.
Toplumları etkileyen ‘fikir babaları' her zaman yandaşlar ve karşıtlar yaratmıştır. Ne ki toplumların değişimi de ‘fikirlerle' olmuştur. ‘Düşünen insanlar' her zaman insanların yol göstericileri olmuşlardır.
Sigmund Freud, psikanalizin babası olarak insanlarda görülen ruhsal bozukluklar üzerinde çalışırken ‘düşünmüştür'. Düşündüğü süreler içinde de büyük buluşu olan ‘Bilinç ve Bilinçaltı' kuramını yaratmıştır.

ORHAN VELİ
 
CİDDİ

Bir takım insanlar dünya işlerini, ciddi olan işler, ciddi olmayan işler diye ikiye ayırıyorlar. Böyle bir tuhaflığa, zaman zaman kendim de düşmüş olmalıyım ki bu güne kadar o adamlara: “hangi işler ciddidir, hangisi değildir?” diye, yahut ta “Ciddiden neyi kastediyorsunuz?” diye sormadım. Ne cevap verirlerdi, kesin olarak bilmiyorum –her halde kendileri de bilmezler- ama az çok kestirebiliyorum. Meselâ bazılarına göre, ilim ciddîdir. Sanat değildir; nesir ciddîdir, şiir değildir; tragedya ciddîdir, komedya değildir; olgun adamlar ancak ciddi işlerle uğraşıp ciddi olmayan işlerle uğraşan adamları ciddiye almamak lazımdır.


TAŞ DEVRİ - TUNÇ ÇAĞI
 

Tarih öncesi insanları, maden işlemeyi öğrenmeden on binlerce yıl önce çakmaktaşından ve başka taşlardan keskin kenarlı, sivri uçlu aletler ve silahlar yaptılar. Bu dönemde ağaç, kemik ve boynuz gibi başka maddeler de alet ve silah yapımında kullanıldı, ama yalnız taş, keskinliğini uzun süre koruyacak kadar sertti. Böylece, taşın alet yapımında önemli madde olduğu erken insanlık tarihinin bu uzun dönemine Taş Devri adı verildi. Taş devrinden sonra insanlar önce bakırı sonra tuncu, sonra da demiri bulunca, Tunç ve Demir çağları başladı.








Aşk Heryerde (Emre Kınay-Pelin Körmükçü)
3 Mayıs Cumartesi - 20:45
4 Mayıs Pazar - 16:00
10 Mayıs Cumartesi - 20:45
11 Mayıs Pazar - 16:00 (Sezonun Son Oyunu)

Ayrıntılı bilgi

* * *

"AIDA" Opera 4 perde
Tarih : 10-13-15 Mayıs 2008
Yer : Atatürk Kültür Merkezi
Taksim İstanbul
Tel : 0 212 251 56 00
Ayrıntılı bilgi

* * *

Devlet Tiyatroları Programları

* * *

Art Bosphorus Çağdaş Sanat Fuarı
Yer: Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi
Tarihler: 06.05.2008-11.05.2008
Telefon: 0 212 2332720

* * *
Uluslararası İstanbul Şiir Festivali
13-17 Mayıs 2008
Ayrıntılı bilgi





 

Bilgiler kitaplarda kalmasın !

Edebiyat, Kültür Sanat, ve Felsefe ile ilgili paylaşımlar bekliyoruz.

Beyaz Atölye bölümü için, yazılarınızı info@beyazdergi.com adresine gönderebilirsiniz

Sevgiyle kalın,