OCAK 2008 / Sayı : 4
Anasayfa Eski Sayılar Linkler Beyaz Atölye İletişim

TARİH

BABİL ve ASUR DEVLETLERİ
 
Mezopotamya’daki ülkelerden Kalde, Dicle ve Fırat’ın güney kesimindedir. Asur kuzeydedir; şimdiki Musul dolaylarıdır. Elam Kalde’nin doğusundadır; Karun ırmağı havzasını içine alır. Bu çok verimli topraklara, yaklaşık olarak M.Ö. 5-6 bin yıl önce, Ortaasya’dan bazı Türk kabileleri geldiler. Bunlardan Sümerler Kalde’nin kuzeyinde, Elamlar Kalde’nin doğusunda yerleştiler. Şunu da belirtmek gerekir ki; M.Ö. 2100’de Babil çevresinde görülen Samiler’le, Ninova çevresinde yerleşen ve M.Ö. 1300 yıllarında kuvvetlenen Asurlular, bu eski Türk kavimleriyle karıştırılmamalıdır.



KOCA MİMAR SİNAN AĞA
 

On altıncı asır, Türklerin bir kuvvet, azamet ve hazmet devri olmuştu; bu asrın kuvvet, azamet ve haşmetini yaptığı şaheserlerle tesbit eden dahi sanatkârı da Koca Mimar Sinan Ağadır. Mimar Sinanın evlâdı gibi sevdiği ve himaye ettiği şair Mustafa Sâi, büyük sanatkârın ağzından” Tezkiretülbünyan” adında muhtasar bir hâl tercümesi kaleme almıştı ki bugün, birkaç resmi vesika müstesna, büyük mimarın hayatı hakkında tek bilgi kaynağıdır.


BİR OSMANLI FERMANI
 
KADINLARA AÇIK SAÇIK GEZME YASAĞI

Müslüman kadınlarının, tâbiri şer’isiyle “Muhadderatı İslamiye”nin sokak kıyafetleri, hükümetin üzerinde titizlikle durduğu meselelerin  başında gelmişti. Bu hususta asırlar boyunca, İstanbul Kadılığına hitaben çok şiddetli fermanlar çıkmış, sokaklarda ve mesire yerlerinde nâmahremlerin nazarını üstlerine çekecek kılık ve kıyafette gezen “avret”lerin cezalandırılması ile iktifa edilmeyerek onlara böyle şeyler diken terzilerin de mes’ul tutulması emrolunmuştur. Bu yasak fermanlarının en güzel örneklerinden biri, İstanbul’un pek muhteşem ve cazip bir lüks ve sefahat devri yaşadığı Lale devrinde, Nevşehirli Damad İbrahim Paşa Sadaretinde, 1725 yılında çıkmıştır ki bugünkü yazı dilimize çevrilmiş en mühim kısımları aşağı yukarı şudur: