|
Düşümde, son gördüğüm sabah düşünde, bugün bir burunda dineliyordum, - dünyadan öte; elimde terazi vardı, dünyayı t a r t ı y o r d u m .
Yazık ki tan kızıllığı erken geldi; yalım yalım uyandırdı beni o kıskanç! O benim sabah düşümün yalımlarını kıskanır hep.
Zamanı olan ölçebilir, iyi bir tartıcı tartabilir, güçlü kanatlar erişebilir, tanrısal ceviz – kıracağıyla ne olduğu kestirebilir; düşüm dünyayı böyle buldu işte:-
Düşüm o gözüpek denizci, yarı gemi yarı kasırga, kelebek gibi sessiz, doğan gibi sabırsız: bugün nasıl oldu da zaman buldu, sabır gösterdi dünya tartmaya!
Bilgeliğim onunla gizli konuşmuş olmasın, gülen, bütün “sonsuz dünyalarla” alay eden, uyanık gündüz- bilgeliğim? O şöyle der de: “Güç olan yerde, s a y ı n ı n sözü geçer; onun daha çok gücü vardır.”
|